Spor hekimliği; tıp, sanat ve bilimin spora, fiziksel aktiviteye uygulanmasıdır. Son yıllarda spor hekimliği bir uzmanlık kolu olarak giderek gelişmiş, sadece sporcular tarafından değil, boş zamanlarını çeşitli fiziksel aktiviteler yaparak geçiren toplumun her kesimindeki insanlar içinde oldukça önemli olan ve onlara yol gösteren bir bilim dalı haline gelmiştir. Dünya Spor Hekimliği Federasyonu’nun spor hekimliği tarifi şöyledir; Elde edi-len sonuçları koruyucu hekimliğe, tedaviye, rehabilitasyona ve sporcuya uygulamak için hareketin, antrenmanın, sporun ve hareketsizliğin her iki cinsten ve her yaştaki normal ve hasta bireyler üzerindeki etkisini araştıran teorik ve pratik tıp dalıdır.
Bir spor hekiminin görevlerini başlıklar halinde özetleyecek olursak;
1. Yaralanmış sporcuların tanısını koymak, tedavisini yapmak, onların uygun re-habilitasyonunu sağlayarak en kısa zamanda aktif yaşama döndürmek.
2. Muhtelif spor dallarında o spora özgü en sık görülen yaralanmaları ve bunların oluş mekanizmalarını inceleyip önleyici önlemlerin alınmasına yardımcı olmak.
3. Periyodik kontrollerle sporcuların sağlıklarının ve performanslarının devam etmelerine yardımcı olmak.
4. Çeşitli çevre koşullarının (yüksek irtifa, yüksek ısı, düşük ısı, hava kirliliği, vb.) sportif performansa etkisini araştırmak, değişik çevre ortamına uyum sağlanmasına yardımcı olmak.
5. Sportif aktivitelerin her yaşta yapılabileceğini göz önünde tutularak bireyleri tıbbi kontrolden geçirdikten sonra, ona göre egzersiz reçeteleri hazırlamak.
6. ÇocuklarI spora yönlendirmede yardımcı olmak.
7. Hipertansiyon, koroner arter hastalıkları, diyabet, şişmanlık, kemik erimesi, gebelik gibi durumlarda bir tedavi aracı olarak sporun nasıl kullanılacağı hususunda yardımcı olmak.